HANİ BENİM GENÇLİĞİM ANNE

Gençliğim derken kendi gençliğimden bahsetmiyorum.
Hani o övündüğümüz, göklere çıkardığımız, küçüklere sevgili, büyüklere karşı saygılı olan gençlerimizden bahsediyorum.
Bazı şeyler hayatımıza girmese veya kendimizi bu kadar kaptırmasak daha mı iyi olurdu acaba.

Mesela cep telefonları hayatımıza girmesinde bir sıkıntı yok aksine faydasını her yerde görebiliyoruz ama çocuklarımızı erken yaşta bu kadar içine sokmasamıydık.

Bizim zamanımızda sokaklarda misket oynardık, saklambaç oynardık, kukayı dik oynardık, mahalle maçları yapardık yani kısacası oyunları birebir yüz yüze oynardık eve misafir gelince televizyonu kapatırdık bırakın sokağımızı mahallemizden bir büyük görsek sigarayı avcumuzun içine saklardık bir komşumuz düğün yaptığında davetiye dahi beklemezdik, mahallemizde bir cenaze varsa 40 gün televizyon açmazdık ve cenaze evinde yemek yaptırmazdık, her gün bir komşumuz o evin yemeğini hazırlar getirirdi.

GÜZELDİ BE O GÜNLER

Şimdi ise ilk olarak televizyonla evlerimize giren özendirme, bilgisayarlarla işlenen yönlendirme, ve en son olarak akıllı telefonlarla çocuklarımızı bizden uzaklaştıran sanal alem.

Bir düşünelim en son ne zaman çocuklarımızla televizyonu ve telefonları kapatıp sohbet ettik, veya gençlerimiz, çocuklarımız en son Anne ve Babamızla bu şekilde sohbet ettik ben söyleyeyim... Elektrik kesildiği zaman... biz ne ara bu kadar sorumsuz bir toplum olduk. Anne- Bablarımızdan, Evlatlarımızdan ne ara bu kadar uzaklaştık.

ŞİMDİ LÜTFEN AMA LÜTFEN !!

O en büyük düşmanlarımız olan telefonlarımızı bu sefer güzel bir şey için kullanalım. Hadi Anne-Babalar alın şimdi telefonlarınızı elinize ve çocuklarınızı arayın ve sadece SENİ SEVİYORUM OĞLUM veya KIZIM deyin.    Haydi gençler o ayrılamadığınız telefonunuzu elinize alın ve ANNE-BABANIZI arayın. SENİ SEVİYORUM ANNE, SENİ SEVİYORUM BABA deyin..LÜTFEN, belki yarın çok geç olacak..

Saygılarımla Hakan TAŞÇI

YORUM EKLE